SON DAKİKA

İşte Gerçek

Mehmet Konuk, ‘Devlet Tiyatrolarından güzel bir atak; Bayrak..’

Mehmet Konuk, ‘Devlet Tiyatrolarından güzel bir atak; Bayrak..’
Bu haber 16 Ekim 2017 - 3:16 'de eklendi ve 670 views kez görüntülendi.

Berkun Oya, tiyatro dünyamızdaki en dolu metinlerin ve en akılcı kurguların yazarlarından ve yönetmenlerinden biri.

Artık birkaç nüans haricinde neredeyse birbirinin kopyası rejiyi onlarca kez izlediğimiz klasiklerden veya bir diğerinin tekrarı niteliğine dönüşen sistem eleştirileri içeren “in your face” görünümlü oyunlardan yada müstehcenlik dolu, zekâ yoksunu ilişki komedilerinden gına geldi dediğimiz anlarda tiyatromuzun imdadına yetişen ender değerlerdendir kendisi.

Berkun Oya’nın ilk üretimlerinden olan Bayrak oyununu ilk izlediğimde sene 2009’du. Kadrodan ve tabi ki Berkun Oya’dan mütevellit dikkatimi çeken oyuna gittiğim vakit, oyunculukların muazzamlığını gördükten, metni duyduktan sonra bulunduğum koltukta yerimde duramamıştım. O kadar beğenmiştim. Bu sezon da İstanbul Devlet Tiyatrosunun repertuvarında yer aldığını gördüğüm anda daha ilk haftasında gitmeyi plânladım ve öyle de yaptım.

Sürprizleri içinde barındıran bir oyun olması hasebiyle konuyu etraflıca anlatmayacağım. Bir cinayet hikâyesi gibi başlasa da esasında bir ailenin dramını anlatan, daha doğrusu bir ailede yaşanması gerekip de yaşanmayanlardan, paylaşılmayanlardan ve yaşanmaması gerekenlerden kaynaklı oluşabilecek fiziksel ve duygusal felaketleri anlatan bir oyun.

Yazar Berkun Oya, kendi tarzı olan iç içe geçmiş ve bir sarmal hâlini alan oyunların yazarı olarak, bu oyununda da kurguyu yine kendi janrında yapmış. Oya’nın oyunlarında, herkesin etrafında pervane olduğu, oyundaki kişilerin hepsinin hayatlarının ona bağlı olduğu kahramanlaşmış karakterler yoktur. Ve Oya, bütün karakterleri de derinine işler oyunlarında. Hiçbir karakterini öylesine geçmez. Herkes kendi yerinde bir özgül ağırlığa sahiptir. Biri diğerinin hayatı için yaşamamaktadır. Herkesin hayatı ve yaşadıkları kendince anlamlıdır. Ayrıca karakterlerin yaptıkları, birbirine tesir etmektedir. Gerçek hayatta da tamamen böyledir. Atılan hiçbir adım, çırpılan hiçbir kanat, esen hiçbir rüzgâr, damlayan hiçbir su boşa değildir. Kendi öyküsü ve evveli olduğu gibi bir de devamında oluşturduğu etki vardır. Oya, bunun bilincinde olarak karakterlerini inşâ ediyor. Bayrak’ta da bunu görüyoruz. Anne babanın bir davranışı, evlâtlarını, evlâtlarının evlendikleri kişiyi, onların arkadaşlarını da etkilemektedir. Ya da tam tersi bir döngü…

Oyun, aile bağlarına ciddi bir sorgulama yapmamızı sağlayacak anne babanın diyaloğuyla başlıyor. Özellikle de annenin “Yardım et, o senin çocuğun” cümlesine, babanın “Herkesin bir çocuğu var” diye yanıt vermesi bence sorgulamanın başat cümlesiydi. Bazen evladımız diyerek arka çıkışlarımız bir başkasının evladının felaketine sebebiyet vermeye götürebiliyor bizleri. “Cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşenmiştir” aforizması hiç de yersiz değil. İlk sahnenin ardından, bu anne babanın küçük çocuklarının birini öldürdüğünü öğreniyoruz. Ve ardından sarmal başlıyor. Anne baba çocuklarını cezaevinden kurtaracak mı yoksa kolluk kuvvetlerine elleriyle mi teslim edecek? Olaya abi de dâhil olunca iş nasıl bir yola girecek? Küçük evladın ve abinin eşi bu sarmalda neredeler? Arada üçüncü kişiler de olursa işin içinden nasıl çıkılacak? Bütün bu soruların cevabı yazarın kurgusunun içinde…

Oyundaki anne baba arasında geçen diyalogların, aile içi iletişimdeki taşları ve kırılma noktalarını vermesinin yanında, abinin kardeş sıralamasının önemini vurgularcasına ve ebeveynlerin kardeşlere karşı göstermiş oldukları tutum farklılıklarının meydana getirdiği sonuçlara dair kurduğu cümleler, tam bir psikolojik tahlil içeriyor. Zîrâ Alfred Adler’in de kardeş sırası ile ilgili ortaya attığı tezlerle birebir uyum içermekte.

Berkun Oya oyunlarının en hoşuma giden diğer bir yanı da vurucu cümlelerinin hiç de havada kalan beylik sözlermiş gibi durmaması. Hoşa gider nitelikteki o sözler, hep olayların akışı içinde ve metne yedirilmiş biçimde yer alıyor. Bu sebeple yukarıda da ifade ettiğim gibi, kimi sözler, yerimizde durmamıza engel oluyor. Oyundan çıktıktan sonra da üzerinde uzun uzun düşünmemizi sağlıyor. Bayrak’taki “İki kişiyi sevebilir insan ama sadece birinin hatırası gerçektir”, “Senin kardeşin benim kalbime burnunu soktu”, “Oltalar suyun altında karıştı” cümleleri gibi.

 

Makâlenin devamı için tıklayınız!..

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER