SON DAKİKA

İşte Gerçek

Cengiz Aygün, ‘FETÖ mücadelesinde yapılması ve yapılmaması gerekenler..’

Cengiz Aygün, ‘FETÖ mücadelesinde yapılması ve yapılmaması gerekenler..’
Bu haber 09 Mayıs 2017 - 16:14 'de eklendi ve 611 views kez görüntülendi.

Türk Devletinin ‘Beka’ mücadelesi devam ediyor. Referandum sonrası bu mücadele daha hızlı ve sonuç odaklı boyuta geçti ve geçiyor.

21 Mayıs’da Erdoğan’nın AK Parti Genel Başkanı seçilmesiyle yeni bir evreye girilecek, mücadele her boyut ve alanda kendini gösterecektir.

Siyaset kurumu, Belediyeler ve Bürokrasi’de taşlar yerinden oynayacak, devletin “Kadim’leşmesi” için reform niteliğinde yapısal değişimler yapılacaktır.

Özellikle AK Parti başta olmak üzere; diğer tüm partiler ve partilerin yerel yönetimleri elden ve gözden geçirilecek, FETÖ irtibat ve iltisaklılar temizlenecektir.

Mücadele, AK Parti’de FETÖ arındırmasıyla ilintili sürecek; eş zamanlı ve eşboyutlu “Yeniden Yapılanma ve Reorganizasyon” şeklinde kendini gösterecektir.

FETÖ Mücadelesinde üç alanda taviz ve müsamaha verilmeyecek ve verilmemelidir.

Askeriye,
Emniyet,
Yargı…

Bu kurumlar şüpheye ve ihmale asla gelmez.

Bu yüzden bu alanda başlayan temizlik ve muhakeme süreçleri devam edecek; ihmal edilen, yavaş yürüyen, art niyetli veya safça savsaklanan operasyon, tasfiye ve yargılamalar daha da hız kazanacaktır.

Çünkü bu birimlerdeki müsamaha ve ihmal kurşun olur, tank olur, top olur, bomba olur.

Ama bunun yanında diğer kamu kurumları ve sivil inisiyatif diyeceğimiz kişi ve firmalarla ilintili olarak bu mücadelede daha farklı bakış açısı hakim olmalıdır.

Reel Sektörde dediğimiz kuruluş ve kişilerde, FETÖ iş ve işlemleri daha dikkatle yapılmalı, ekonomik  gidişata negatif etki yapmasına izin verilmemelidir.

Alt-Orta Gelir Grubu olarak nitelenen baremde yer alan işletmeler ve sahipleri daha dikkatle incelenmeli ve “Berati zimmet esastır” prensibiyle bakılmalıdır.

Aynı bakış açısı “orta-alt” düzey memuriyetlerde de kendini göstermelidir.

FETÖ denilen bu örgütün, önceki yıllarında “Allah Rızasına hizmet ettiğini düşünenler”, onlara “aldananlar” ve sinsiliklerini fark edemeyip sadece “muhabbet besleyenler” kitlesel ve toptancı zihniyetle kategorik bir imhaya maruz bırakılmamalıdır.

Aksi takdirde “halk-devlet” iletişiminde ciddi “kopuşlar” ve “duygusal kırılmalar” kaçınılmaz olacaktır.

Tasfiye sürecinde “genellemeci” bir yaklaşım toplumsal açıdan ileriye dönük onarılmaz hasarlara yol açabilir.

Sosyolojik kırılmalar çerçevesinde yeni düşmanlıklar, devlete yönelik husumetler ve kamusal olana karşı reddiyecilik ortaya çıkar.

Mücadele yapılırken “suç ve suçlu” ilişki ve “suç-ceza” uyum ve örtüşmesine azami dikkat edilmelidir.

FETÖ temizliğinde subjektiflik ve kayırmacılıktan şiddetle uzak kalınmalıdır.

Toplumsal vicdanı zedeleyecek,  kanatacak ve kamuoyunda “ayrımcılık, kayırmacılık” algısı oluşturacak eylem ve tasarrufa asla meydan verilmemelidir.

“Suçlama, tutuklama, cezalandırma” süreçlerinde somut kriterizasyona ve adalet duygusunun sarsılmamasına itina gösterilmelidir.

Bunları söylerken “Cemaat Abisi, Ablası, Mütevelli, vb” gibi konumlarda olanlar, görüntüde hiçbir evsafa sahip olmasalar da mutlak anlamda kontrol, gözlem, gözaltı ve muhakemeye tabi olmalıdır.

Bunlara yönelik asla taviz verilmemelidir.

Anadolu halkının İslami hassasiyeti yüksektir.

Kendisi Dini Şeair ve kuralları ifa etmese bile, hükmi olarak dini esaslara saygıda kusur etmez.

Kendisi inancının gereğini yaşamıyor olsa da, yaşayana veya “yaşıyor görünene” muhabbet ve sempati besler.

Kuran okumasa bile Kuran_ı Kerim’e özen ve ihtimamda asla taviz vermez.

Namaz kılmasa da ezan duyunca saygısını bir şekilde yansıtır.

Anadolu insanında dini olana karşı adeta refleksif bir hürmet olgusu mevcuttur.

Anadolu İslam’ı böyledir.

FETÖ elebaşı Anadolu insanının bu dini zaafından istifade etti.

Sinsi, iki yüzlü, münafıkane  yaklaşımı ve oluşturduğu “cilalı imajla” bu duyguları istismar etti.

Makâlenin devamı için tıklayınız!..

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER